Günümüzde gelişen moda sektörü ve teknoloji hız kesmeden ilerlerken, iç mimaride yeni trend olarak
geçmiş ile gelecek arasındaki bağların korunması ön plana çıkıyor.
Kültür öğelerinin çok önemli bir miras olduğunu belirten AA Design Kurucusu İç Mimar Aytaç Akyüz,
her projenin bulunduğu bölgeyle ve o bölgenin tarihsel dokusuyla uyumlu olması gerektiğine vurgu yapıyor.
“Biz çalıştığımız bölgelerde yöresel dokuyu ve o bölgenin simgesi haline gelmiş kültürel öğeleri
kullanmaya büyük özen gösteriyoruz. Çünkü her yapı, yalnızca bir bina değil, o toplumun ruhunu yansıtan bir mekân olmalıdır.”
Yüzyıllardır insanların ihtiyaçları doğrultusunda büyük emeklerle oluşturulan kültür öğeleri, yalnızca geçmişi yansıtan unsurlar değil, aynı zamanda geleceğe aktarılması gereken değerlerdir. İç Mimar Aytaç Akyüz, bu konuda şu ifadeleri kullanıyor:
“Tasarladığımız mekânlarda en büyük önceliğimiz insanların isteklerine cevap vermek. Günümüzde insanlar daha küçük alanlarda daha akıllı çözümler ile yaşamlarını sürdürüyor. Teknoloji ilerledikçe bu gereksinimler de değişiyor. Ancak biz geçmişin ruhunu koruyarak, modern dünyanın dinamikleriyle harmanlanmış estetik yapılar tasarlıyoruz.”
AA Design, iç mimaride sürdürülebilirlik ve kültürel devamlılık anlayışıyla projeler geliştirirken,
teknolojiyi de mekân tasarımlarına entegre ederek insanların yaşam kalitesini yükseltmeyi hedefliyor.
İç Mimar Aytaç Akyüz, tasarımlarında geçmişten ilham alarak geleceğe değer katmayı amaçladıklarını belirtiyor:
“Bizim için önemli olan yaşam alanlarının yalnızca estetik değil, aynı zamanda işlevsel olmasıdır.
İnsanlar artık doğaya daha yakın, kültürel izler taşıyan ve aynı zamanda konforlu alanlar istiyor.
Modern tasarım ile kültürel mirası sentezleyerek oluşturduğumuz projeler, geçmişin dokusunu bugünün teknolojisiyle birleştiriyor.”